ETÖ’ye yönelik 11. dalga operasyonlarında yeni gözaltılar gerçekleşti. Yeni gözaltına alınanlarla birlikte ETÖ’nün ülkemizi bir örümcek ağı gibi sardığını görmekteyiz. Şu an için kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu kestirmek mümkün değil. Ancak siyasetçilerden asker mensuplarına, sendikalardan medya organlarına, özel harekâttan polis teşkilatına, sanatçılardan sosyal sorumluluk kapsamında kurulan çeşitli derneklere kadar birçok kesimden kişiler ETÖ kapsamında yargılanmaktadır.
Yargılanma ne zaman biter, sonucu ne olur bunu şimdiden kestirmek çok güç. Çünkü birbirine taban tabana zıt kesimlerin veya kişilerin aynı kulvarda yargılandığına şahit oluyoruz.
Bu dava öyle veya böyle bir şekilde sonuçlanmalı. Çünkü dava ya Türkiye’deki karanlık işleri sonlandıracak ya da karanlık güçlerin etkisini daha da artıracak.
Davanın uzaması ya da ETÖ kapsamında gözaltına alınanların beraat etmesi durumunda mahkeme hükümetin ipini çekmiş olacaktır.
Mahkeme ETÖ diye bir örgütün olmadığını ispatlarsa hükümet bu davanın altında ezilecektir. Çünkü dava öyle veya böyle siyasi bir niteliğe bürünmüştür. Kamuoyunda dava Ak Parti karşıtlarının yargılandığı bir dava olarak algılanmaktadır. Bu algı ister istemez Ak Parti’ye duyulan ilginin azalmasına neden olacaktır.
Dava sürecinde açıklama yapanlar tarihe not düşüyor. Deniz Baykal’ın kendisini dava avukatı, Tayyip Erdoğan’ın savcı ilan etmesi siyaset arenasında rastlamadığımız bir durum.
Emin Çölaşan’ın süreci “Ergenekon darbesi” olarak açıklaması da bir hayli ilginç.
En şaşırtıcı açıklama ise Müjdat Gezen’den geldi. Müjdat Gezen Ergenekon sürecinin herhangi bir yerinde görünmemesine rağmen en iddialı açıklamayı yaptı ve iktidar partisini ve başbakanı "Allah sonlarını 1960'a benzetmesin. Benim dileğim o..." diyerek tehdit etti.
Bu açıklama neresinden bakarsanız bakın sanatçı duyarlılığından çok uzakta.
Sanatçılar yok etmek için değil, var etmek için yaşarlar.
Sanatçılar bölmek için değil, birleştirmek için mücadele ederler.
Sanatçılar yıkmak için değil, yapmak için çalışırlar.
Sanatçılar statüko için değil, demokrasi için yürürler.
Sanatçılar karanlığa değil, aydınlığa koşarlar.
Bu ülkede demokrasi mücadelesi hep sancılı olmuştur. 1960’ların statükosu Menderes’i idam ederek onu demokrasiye kurban etmiştir.
Bu ülkede bir başbakanın demokrasi için kurban edilmesi fazlasıyla yeter.
İkinci bir kurbana gerek yoktur.
Ancak karanlığın aydınlanması hepimiz için hayırlı olacaktır.
ETÖ sürecini sabırla bekleyelim ve hepimiz aydınlığa korkmadan yürüyelim.
Son Yorumlar
metin özdemir, Evet degerli okurlar ben ABD gibi düşünmüyorum tam aksine dünya barışına zarar veren ülkeler arasında ne yazıkki ABD,İSRAİL,gibi bazı
hilmi, bu yapılan yanlışları türk halkı kabul etmiyor.yargı taraf olmuş.kendine düşman arıyor o duşmanda akp.türk halkı bunu yemez.akp gider d
ayhan polat, baykal bu memlektte siyaseti bıraksa chp oyu yüze 50 olur herkes tekrar chp nin arkasında yanında baykal yalanlarla dolanlarla parti içinde örne
ayhan polat, sarıgül kesinlikle baraj üstü yüksek oy alır bu memlekette atatürkü savunamıyan chp ve laikligi demokrasiyi savunamıyan chp milliyetçiyi mi
EROL KÖSE, Sayın Ali KIRCA 18 yıldır uzm.çvş olarak görev yapıyorum. Bu kutsal göreve severek başladım.Hala emekliliğimizle ilgili bir gelişme yok.14
ziya göçmez, bu nasıl bi insanlıktırkı kendi canından birini sırf töre böyle diye yaptıgı vahşet dişi bişey tamam belkı bırılerıyle telefonda gör
Sami Okutan, Allah aşkı ile yanan Adnan Hocam bu haberi duyunca Allahualem çok mutmain olmuş, sevinmiştir. Samimi müslümanlar başlarına ne gelirse gelsin
ufuk arslan, Bu olaylar gösteriyor ki, bazı kişilerin korkusu bayağı artmış.Zaman aşımına uğramasına ramak kalmış davanın son günlerde tekrar günd
levent bozkurt, Yargı’nın bu davada verilen kararı bozması yargıdaki usülsüzlüklerin farkına varıldığının,kabul edildiğinin ve yargıda aciliyet
nihat dönmez, Yargıtay bu davayı Adnan Oktar lehine bozdu. Zaten devletin savcısı bu davada hiçbir suç unsuru olmadığını emniyette işkenceyle alınan ifa