Adem DURMUŞ > Sonunuz Menderes gibi olamsın

01 Ocak Perşembe 1970, Saat 02:00
Yazdır Arkadaşına Gönder Yorum Yaz

Sonunuz Menderes gibi olamsın

ademdurmus@gmail.com

ETÖ’ye yönelik 11. dalga operasyonlarında yeni gözaltılar gerçekleşti. Yeni gözaltına alınanlarla birlikte ETÖ’nün ülkemizi bir örümcek ağı gibi sardığını görmekteyiz. Şu an için kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu kestirmek mümkün değil. Ancak siyasetçilerden asker mensuplarına, sendikalardan medya organlarına, özel harekâttan polis teşkilatına, sanatçılardan sosyal sorumluluk kapsamında kurulan çeşitli derneklere kadar birçok kesimden kişiler ETÖ kapsamında yargılanmaktadır.

Yargılanma ne zaman biter, sonucu ne olur bunu şimdiden kestirmek çok güç. Çünkü birbirine taban tabana zıt kesimlerin veya kişilerin aynı kulvarda yargılandığına şahit oluyoruz.

Bu dava öyle veya böyle bir şekilde sonuçlanmalı. Çünkü dava ya Türkiye’deki karanlık işleri sonlandıracak ya da karanlık güçlerin etkisini daha da artıracak.

Davanın uzaması ya da ETÖ kapsamında gözaltına alınanların beraat etmesi durumunda mahkeme hükümetin ipini çekmiş olacaktır.

Mahkeme ETÖ diye bir örgütün olmadığını ispatlarsa hükümet bu davanın altında ezilecektir. Çünkü dava öyle veya böyle siyasi bir niteliğe bürünmüştür. Kamuoyunda dava Ak Parti karşıtlarının yargılandığı bir dava olarak algılanmaktadır. Bu algı ister istemez Ak Parti’ye duyulan ilginin azalmasına neden olacaktır.

Dava sürecinde açıklama yapanlar tarihe not düşüyor. Deniz Baykal’ın kendisini dava avukatı, Tayyip Erdoğan’ın savcı ilan etmesi siyaset arenasında rastlamadığımız bir durum.

Emin Çölaşan’ın süreci “Ergenekon darbesi” olarak açıklaması da bir hayli ilginç.

En şaşırtıcı açıklama ise Müjdat Gezen’den geldi. Müjdat Gezen Ergenekon sürecinin herhangi bir yerinde görünmemesine rağmen en iddialı açıklamayı yaptı ve iktidar partisini ve başbakanı "Allah sonlarını 1960'a benzetmesin. Benim dileğim o..." diyerek tehdit etti.

Bu açıklama neresinden bakarsanız bakın sanatçı duyarlılığından çok uzakta.

Sanatçılar yok etmek için değil, var etmek için yaşarlar.

Sanatçılar bölmek için değil, birleştirmek için mücadele ederler.

Sanatçılar yıkmak için değil, yapmak için çalışırlar.

Sanatçılar statüko için değil, demokrasi için yürürler.

Sanatçılar karanlığa değil, aydınlığa koşarlar.

Bu ülkede demokrasi mücadelesi hep sancılı olmuştur. 1960’ların statükosu Menderes’i idam ederek onu demokrasiye kurban etmiştir.

Bu ülkede bir başbakanın demokrasi için kurban edilmesi fazlasıyla yeter.

İkinci bir kurbana gerek yoktur.

Ancak karanlığın aydınlanması hepimiz için hayırlı olacaktır.

ETÖ sürecini sabırla bekleyelim ve hepimiz aydınlığa korkmadan yürüyelim.

Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları