Ergenekon ne kadar çok direnirse, başına o kadar büyük iÅŸler geleceÄŸini söylenmedi mi? Åžunu anlamalısınız, bu iÅŸ AK Parti’yi de aÅŸan bir iÅŸ..
Türkan hanım niye direniyor ki? Buyurun bu meydan okumalara verilen cevap ortada.
Dalan şimdi dönsün bakalım dönebilirse..
Askeri birlikle sınır komşusu olan; karşı karşıya oturan Dalan, evinin bahçesine lav silahları, el bombaları depolamış..
Toprağa gömülen bu silahlar, silah merakının ürünü olmasa gerek. Ya da herhalde silah ticareti yapmak için de değil.
Peki niçin?
Dalan’la birlikte uzun zamandır ortak çalışmalar yürüten emekli paÅŸalarımız buralarda olup bitenlerden hiçbir ÅŸey sezinlemediler mi?
Durun daha, bu ne ilk ve ne de son.. Dahası var. Daha bu ne ki!
Bundan sonra neler olacak dersiniz? İSTEK Vakfı’nın okullarının bundan sonraki geleceÄŸi de tartışılacaktır.. İSTEK Vakfı içinde tek hukuk dışılık ele geçen bu silahlarla ilgili deÄŸil. 28 Åžubat öncesinde de 7 Tepe gündemdeydi.. Koman’dan Bir’e kadar emekli vali, paÅŸa, büyükelçi, iÅŸadamı, gazeteci uzun bir liste ÅŸimdi ÅŸaibe altında.. Birçok öğrenci ve akademisyen bu kirli iliÅŸkiler ağının içine yuvarlanmış gibi sanki..
Hadi Türkan Saylan’ı ve Haberal’ı savunmaya devam edin. Ziyaretlerinizi sürdürün..
Bana kalırsa birileri “ÅŸecaat arz edeyim derken cürmünü itiraf ediyor” sanki..
Bakmayın o coşkulu destek gösterilerine, bir süre sonra yelkenleri suya iner..
Korku ve suçluluk psikolojisi ile ve biraz da yalnız kalmamak için örgütten medet umaraktan, son bir çırpınışla başkalarını da yanlarına alıp meydanlara döküldüler. Ama şimdi işin ciddiyetini biraz daha anlamışlardır sanırım.
Anlamadılarsa, anlayana kadar bu işler böyle devam eder gider ve bir gün anlamak zorunda kalırlar..
Bu arada yaptığınız ve söylediğiniz her şey aleyhinizde bir delil oluşturur..
“Åžecaat arz eylemeye” devam
Bu arada jandarma envanterinde olması gereken silahlar, karşıt örgütler tarafından birbirine karşı ve başkalarına karşı da kullanılmış. Peki buna ne demeli?..
Arkası da gelecek bu işlerin. Daha örgüt arşivleri de ortaya çıkacak. Yeni tanık ifadeleri, yeni ses kayıtları düşecek gündeme.. Bunlar kehanet değil, özel bir bilgiye de gerek yok. Göreceksiniz.. Görünen köyün hikayesi bu!
Türkan hanım, “Bize raÄŸmen hiç kimse bir ÅŸey yapamaz, Sonunda biz ne istiyorsak o olacak” diye yüksek perdeden konuÅŸurken, bundan sonra artık yavaÅŸ yavaÅŸ yelkenleri suya indirecek..
Bizim ÅŸu ulusalcıların toplandıkları yerlere bakar mısınız? Kiliseler BirliÄŸinin maddi desteÄŸi ile yardım kampanyaları düzenleyen bir dernek, Türk Ortodoks Kilisesinde toplanan emekli subaylar, Patalya Otelde bir araya gelen iktidar ve muhalefete mensup milletvekilleri, eski-yeni bakanlar, belediye baÅŸkanları.. Patalya ne demek biliyor musunuz? “iki küreÄŸi birden bir kiÅŸi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar kürek taşıyan savaÅŸ gemisi sandalı.”
Bu sandalda kimler var yavaş yavaş öğreniyoruz..
Bir baÅŸka kaynaÄŸa göre Patalya, Pontus Krallığında “kutsal fahiÅŸe”lerin çalıştığı özel eve verilen ad.
Bir de Pontus maskesi çıktı başımıza..
Baykal doÄŸru söylüyor, demir dağı eritip Ergenekon’dan milletçe alnımızın akı ile çıkacağız..
Baykal çok agresif ve aceleci.. Dışarıdan birinin bu avukatlık görevini sürdürmesi gerek.. Bahçeli de Baykal’ın izinden gidiyor..
Haberal konusunda bazı CHP ve bazı MHP’lilerin aynı çizgide buluÅŸması hiç de ÅŸaşırtıcı deÄŸil. Bu çatının altında herkes var aslında AK Partilisi, ANAP’lısı, DSP’lisi fark etmiyor..
Bu işin ucu gün gelip parlamentoya uzadığında aslında mecliste tam bir deprem yaşanacak.. Parlamento aritmetiği allak bullak olacak..
Köşeye sıkışan birileri tehdit ve şantaja başvurup, elindeki bilgi, belge, ses kaydı ve video görüntülerini servis edecek..
Keşke bu iş daha bir sükûnetle halledilse.. Çeteler direndikçe hem kendilerine, hem de ülkeye zarar veriyorlar..
Oysa artık geri dönüş mümkün değil ve başarı şansları sıfır..
Gelen günler, geçen günleri aratacak.. Her geçen gün bu işin maliyeti artacak.. Bunu görmek için biraz dikkatli bakmak, olayları doğru okumak yeter..
Dalan’ın arazilerinde yeni silahlar bulundu.. Öyle anlaşılıyor ki, dahası da var bu iÅŸin ve sıra cesetlere de gelecek.. Sonunda Necati DoÄŸru da gerçeÄŸi görmek zorunda kaldı. Görmek istemeyenler de görecekler..
Selâm ve dua ile.
Son Yorumlar
Sami Okutan, Adnan Oktar ve arkadaşlarının yargılanma süreci artık bir son bulmalıdır. Ortada tek suç delili olmadığı halde başından beri boş yere v
Samil Nadir, Adnan Oktar’ın eserlerinin ve yürüttüğü faaliyetlerinin dünya çapındaki etkisi, her gün katlanarak artıyor. Bu değerli kişiye karşı y
erdem soylu, mahkeme heyeti eminin Adnan beyin suçsuz olduğunu biyordur, ancak bunu dile getirememelerinin sebebi gördükleri baskı olabilirmi? tabi insan emin
hakan, Adnan Oktar ve arkadaşlarına yapılan haksızlık mahkemelerin sonunda kanıtlanacaktır. Bu kadar zamandır gözle görülür suç unsuru bulunamam
faruk vaha, Bu dava 10 yıldır devam ediyor.Adnan Oktar ve arkadaşlarına birçok kez beraat kararı verildi.Ama Yargıtay hiçbir suç unsuru bulunmayan bu dav
Mustafa, Bu dava tüm zamanların en haksız davası, hiç bir suç unsuru olmadığı için bir türlü sonuçlandırılamıyor. İnşaAllah Sayın Adnan Okt
behram ay, Yargı reformları geciktirilmeden yapılmalı yoksa 10 yıl boyunca böyle daha çok hukuksuzluklar görülür.............................
Zehra T., Said Nursi Hazretleri de hayatının son günlerine kadar tam 30 yıl mahkemelerle ve hapisle geçirdi. Bütün bu mücadelesi sırasında yazdığı
Yudum Erus, 10 yılı geride bırakan bir davada ne delil var nede işkence altında alınan ifadeler dışında bir kanıt,ayrıca aynı davada yargılanan bazı
ercan gediz, Bu davanın seyri ve ilgili şahıslar çok özel. Bence asrın davası. tam 2000 yılında başalyıp adeta 21.yüzyıla girişe damgasını vurdu ve